Aylardan Haziran yine bir Üsküdar vapurunda
Özlemle bana baktığın gibi hüzünle İstanbul'a
Göz yaşımda kavrulmuş gözlerine bakamadan
gidiyorum ya işte,bu bana en büyük işkence
Gözlerini arıyorum her yüzde,kırık cam denizinde
Görür gibi oluyorum önce dalıyorum içine
Tam ortasına diye seviniyorum delicesine
Gözlerinin beyazında kanınla yoldaş olmuştum oysa
Hiç yüzmedim ki daha önce yapabilir miyim mavisinde
Haziranda soğukmuş su bile yokluğundan
Ne zamandan beri korkar oldum ki ben boğulmaktan
Uzun ve ince batıyorlar sol taraftan
Keskinmiş birde tıpkı bakışların
Su alıyorum en mahrem yerimden
Kanım boyuyor,kayboluyor kirpiklerin
Kayıyor ellerimden tutunamıyorum
Gölgenin bana düştüğü yerden
nefesimi tutuyorum hemen
Düşüyorum yavaşça,kapanıyor göz kapakların
Parıltısı Güneşi kıskandıran saçların,
Suya düşmüş tek yaşam kaynağım
Gelemiyorum sana kesik parmak uçlarım,
kopuk tırnaklarım
Sensizlikle tehdit ediyorum kırık cam denizini
O bile benden daha çok susamış sana
Tek yudum oluyorum,içiyor şarap diye
Aman değmesin dudakları gözlerine
Martılar şahit,balıklarda çok sevdi ıslak bedenimi
İkram ediyor iskeleden Azrail'e
Fiyakalı ölüm dediğinde böyle olur zaten
Sen hep bakarsın bol kelimeli,
bense hep ölürüm kim vurduğu belli
Ses yok artık,vapurun da bitmiş sigarası
Yanaşmış karaya inmemi bekliyor
Ve ben haykırıyorum suya
Bir daha ölmek isterdim sende
Değil bir daha yaşamak
Ve sen bir daha çıkıp gelirsin diye
Tüm vapurlar Üsküdar'dan kalktı her gece,
bende öyle bende...
Muhammed Akif YILDIZ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder