- #MeToo
KÜRK MANTOLU AYLAK ADAM
“Ansiklopedi yazacak eleman aranıyor. Öykülere girecek insan aranıyor. Şiire anlam vermeye çalışmayan organizmalar aranıyor. Kulak misafiri olacak kulak aranıyor, ... “Dikkat edilecek hususlar: “Organizma” kelimesini ve okuduğunu anlayanlar, ayrıca gür ve düz saçlılar önceliklidir. “
6 Nisan 2021 Salı
Bir adam ve kadın yan yana gelirler…
Adam cebinden sigarasını çıkarır ve kaç tane
kaldığına bakar.(13 sayar)
-Tamam o vakit kurşunlarımız bitene kadar savaşacağız.
-Bitince sevişecek miyiz ?
-Ne bitince ?
-Kurşunlarımız dedin ya !
-Ha öyle kurşunlarımız diye genel bir durum yok.
-Tamam ben de sarıyorum zaten
-Kurşunlarını mı ?
-Hayır be salak sana sarıyorum.
-Tütün mü ?
-Geri zekalı mısın ?
-Hayır bağımlıyım.
Sen hiç kendi deneyimsel değer yargılarınla kendi değerini sorguladın mı ?
Peki neden o zaman değer vermeyeceğin varlıkların değer yargılarına göre hareket ediyorsun.
Yoksa yargı denkliğine takılıp değerinin yere düşmesinden, değerlerinin alt üst olmasından mı korkuyorsun ?
Mayınlarının yeri her an değişen bu tarlada hangi rakama güvenebilirsin ki ?
Ve bilirsiniz insanlar bastıkları mayında canlarını bırakırlar.
Bir portre
çiziktirmek ve gitmek…
Hiç gözaltına
alınmamış
ifade özgürlükleri var yüzünde
Gözlerinde hiç
çizilmemiş kendine ve evrene özgü haram sözcükler…
Ve ayrıca saçlarında…
Zaman zaman üzerine düşen güneşe ve gökyüzüne yabancı
karanlık sokaklar var ve o sokaklarda düz taranmış
yalnızlıklar,
dibi gelmiş dostluklar…
Akdenizini , karasından koruyan ayak basılmamış kıyıları
var kirpiklerinin
Batar ve durur , külünü düşürmeden sigaramın
Sesini hiç duymadım ama
Su şırıltısı ve kuş sesleri olduğuna ant ve şarap
içebilirim.
Desem ki ölümden sonra
inansam sana bekler miyim tanrıdan
sade bir elveda
Ve bilirsin ki balık yabancı değildir suya, içinde
biriktirdiği koca bir karaya
Dudaklarından aldığı hazzı boynuna götüren ince bir çizgi
var orda kalıyorum
Ve şimdi sana yüzünden şiir ve şiirimden yüz bularak
soruyorum
7 Ocak 2014 Salı
İKİ KİŞİLİK BİR YOL
İlk soranımız,anlayacak
Bilemiyorum hangimiz erken varacak
İlk giden önce parmaklarını kaldıracak
Hangi eller bedenini saracak,
sevgiyle soğuklarda ısıtacak
Kim gözlerine bakacak,
saçlarını tarayacak
Kim yoldaş,eksik kaldırım taşı olacak
Ve geride kalan nasıl yaşayacak ?
Sonrası asla bitmeyecek bir yolda
derinden gelen gürültülü bir sessizlik.
Uzuncası sensizlik, korecesi 실업...
Muhammed Akif YILDIZ
KAÇIRDIM ONU BEN BU GECE
Kulağımdan çıkarken sesler
sanki sireni andıran çanları
Ölüm kokusu alıyorum
Bedenimle barışık
Ürperiyorum birden
Dalamıyorum yeniden
Üşüyorum ama öyle böyle değil
Sen geldin yine aklıma
Kaçırdım titremekten
sincapları bu gece
Onlar götürdü seni belkide
Küfür ettim tüm sokaklara
Niye sana çıkmıyorlar diye
Kaldırdım kaldırım taşlarını
hayretle bakıyor altları
Sanki hiç görmemişler
ağlamaklı insan suratı
Adım çıkmış deliye
Düzgün gezemiyorlarmış diye
Anladım ki herkes işin piçliğinde
Bense yalnız senliğinde
Sessizliğin de öyle
Yaktım bir sigara
Başında ben,
içinde ölüm,
ucunda sen varsın diye
Gece bile üşümüş
seni kaçak içiyor
Ucundan aldığım sen
ciğerlerimden havaya karışıyor
Dağıldı tüm sisler
her herde seni arıyor
Yanmıyor sokak lambaları
Seni bizden mi saklıyor
Değişiyor rüzgarın yönü
Bulduklarını bana getiriyor
Yüzümde çocuksu bir sıcaklık
Beni benden alıyor
Gözümde bitmeyen kahkahalar
Ayaklarım çıplak
Yağmur bastırıyor
acımasızca damarıma
Yarılıyor yer gök
sanki gömleğimi yırtıyor
Günah mı giymiş bu insanlar
Niye benden kaçıyor
İşte o duyduğum sesler
Camlarımı patlatıyor
Bakıyorum onlara
son gemiden el sallıyor
Kaçırdım onu ben bir kere
Yinede bulamadım seni
Bu gece,işte o gece
Bekliyor tüm yolcuları...
Muhammed Akif YILDIZ